Batı filmlerinde görmeye alışık olduğumuz sonu baştan izlemek (klasik kurgu)prensibiyle başlayan film, bir yönetmen filmi olarak karşımıza çıkıyor. Realite’de halkın mutlululuğunu, refahını, özgürlüğünü ve eğitimini daha da ileriye götürmesi gereken devlet, bir araç olarak görülmesi gerekirken, ideolojilerin kölesi olmuş ve eğitimsiz insanların elinde bir zulüm makinesine dönüşmüştür. Bu çirkin tabloyu “Kağıt” filmiyle eleştiren Sinan Çetini’nin olgunluk meyvelerini vermeye başlayan mükemmel üslubunu tebrik ediyorum. Çekimler, estetik geçişler ve birçok ayrıntının, ironinin sadece görüntü ile verilmesi profesyonelliğin “sinema diliyle konuşmanın” göstergeleridir. Baktığım her karesinde yönetmenin alın terini gördüğüm “Kağıt” filmini izlemeyi düşünen, sorgulayan, araştıran ve okuyan bütün bireylere öneririm.

14-ocak-2011/Bülent Aydın

33 kere görünlülendi