Erzurum’un en büyük camisi olan Ulu Cami Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Çifte Minareli Medrese’nin hemen yanında yer alıyor. Diğer adı Atabey Cami olan bu yapı Saltuk hükümdarı Nasrettin Muhammed tarafından yaptırılıyor. 827 yaşındaki bu cami en son 1965 tarihinde onarımdan geçirilmiş.

Cami’nin beş kapısı olup, bunlardan ikisi doğuda üçü de kuzeyde bulunuyor. Bu kapıların hiç birisi birbirine benzemiyor. Doğudaki birinci kapının iki yanında birer mihrap bulunuyor. Bunun kenarına da 1860 yılında yapılan onarımın kitabesi yerleştirilmiş.

Ulu Camii Sultan IV. Murat zamanında yiyecek deposu olarak kullanılmıştır. Camideki kitabelerde anlaşıldığına göre değişik tarihlerde beş kez onarılmıştır. Erzurum Valisi Hüseyin Paşa 1639’da, Ali Efendi 1826’ da camiyi onarmış, bunu 1858-1860 yıllarında yapılan onarımlar izlemiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü 1957-1964 yılları arasında camiyi bir kez daha onarmıştır.

Ulu Camide yapılan farklı tarihlerdeki onarımlarla birlikte iç mekânda karışık bir mimari ortaya çıkmıştır. Bununla beraber 51.00 x 54.00 m. Ölçüsünde dikdörtgen planlı olan caminin mihrap duvarına dik yedi ayrı sahnından meydana geliyor. Caminin birinci bölümü beşik tonozla örtülü. İkinci bölümün önündeki iki mekânda on sütunun taşıdığı tonozla örtülü. Üçüncü ve dördüncü bölümlerin üst örtüsü payeler tarafından taşınmakta orijinal mihrabın bulunduğu bölüm 5 payenin taşıdığı kubbeyle örtülü. Caminin içinde toplam 40 sütun bulunuyor. Ayrıca caminin içerisi 28 pencereyle aydınlatılıyor. Bunlardan güneydeki ikinci pencere üzerinde 1826 tarihli onarım kitabesi bulunuyor. 

Caminin içerisinde bulunan gösterişli Kâbe maketi maket sanatçısı Doğan Hattatoğlu tarafından camiye hediye edilmiştir. Caminin görkemliliğine değişik bir hava katan Kâbe maketi gerek İbadethaneye gelenlerin gerekse camiyi ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor.

İbadet için camiye gelenler, caminin içerisinde bulunan tespihliklerden tesbihlerini alıyor. Farklı renklerde olan bu tesbihler caminin köşelerinde bulunuyor.

Ulu Cami’nin kubbesi günümüze orijinal halde gelememiştir. 1960’lı yıllarda yapılan onarım sonrası geleneksel Erzurum evlerinde görülen ve Erzurum halkı tabiriyle Kırlangıç ahşap olarak bilinen malzemeyle örtülüdür. Yapımı ise kare şekilli odunların birbirine geçmesiyle örülen üzeri toprakla kapatılan düzenlemedir. Günümüzde Erzurum evlerinde nadiren de olsa bulunmaktadır.

 

Caminin içerisinde, sütunların arasında yerin yaklaşık 3 metre yakınına kadar yaklaşan avizeler ise caminin büyüsünü açığa çıkartıyor. Her sütunda 6 şar, toplamda 36 tane olan avizeler Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti arasında bir köprü vazifesi görüyor.

Caminin giriş tarafında bulunan görevli odasından minareye doğru ince bir şekilde merdiven basamakları uzanıyor. Erzurum’un en tarihi yapılarından birisi olan Ulu Camii Erzurum’a gelenlerin büyük beğenisini topluyor. Bu tarihi yapı aynı zaman da Erzurum insanının sıcaklığını da yansıtıyor.

483 kere görünlülendi