•HÜSEYİN ATMACA
•BUDAK TEKGÖZ

Her gün el ayak çekilince sokaklardan, çıkıyorlardı karşıma. Bütün çocuklar, evin yolunu çoktan tutmuşken; Onlar, at arabalarıyla yola koyuluyorlardı. Gerçi zaman onlar için pek anlam ifade etmiyor gibiydi.

Onlar için eğlenceli görünüyordu sanki yaptıkları iş, bu yaşlarında. Dışarıdan gören biri için iç acıtıcı bir durum olsa da onların içi yanmıyor ya da yanmıyormuş gibi davranıyorlardı. Değişik bir kare ile dikkatimi çekti bu düşündürücü durumları.

7 yaşında bir çocuk çöpler arasında,  bir kuru ekmek yerken çarptı vicdanımın tam odak noktasına. Ve fotoğraflarını çekerek taçlandırmaya başladım. Onların bu çocuk üstü yaşamlarını.

Birinin adı İbrahim, yaşı 14. En büyükleri o aralarında. Fazla konuşmuyor İbrahim her şeyin daha bir farkında, ondan olsa gerek. Okulu bıraktım diyor. Okulu sevmiyorum, bu işi zorla yapmıyorum diyor. Ama üzerin de bir çekingenlik olduğu ortada.

Diğeri 13 yaşında. Adını bir türlü söylemiyor. Benim adım yok bana çocuk derler diyor. O da İbrahim gibi yaptığı işten memnun. Yüzü devamlı gülüyor biraz üşüyor gibi ama üşüyor musun değince de biz Erzurum çocuğuyuz üşümem diyor. Çöp toplamak ekmek parası bizim için rahatsız edici değil seviyorum bu işi diyor

Diğerinin adı ise Gurbet 3. sınıf ama 8. sınıfa kadar okuyacağım diyor. İçlerin de en hareketli ve en eğlencelisi. Atlarını çok seviyor Pusat diyor atına ve onu besliyor. Çöp toplamak onun için oyun gibi. Top verseler oyarım ama bu işi her zaman yaparım diyor. Hepsi arkadaş ama kardeş gibi görünüyorlar çünkü hepsi aynı kaderi yaşıyor. Kazandıkları parayı anne ve babalarına veriyorlar. Aylık kazançları 1 milyar ve onu çekinmeden anne ve babalarına veriyorlar. Evi geçindiriyorlar bu yaşta. Geleceğe dair bir korkuları yok. Şu an onlar için hayat güzel görünüyor, anı yaşıyorlar. Eğleniyorlar, gülüyorlar. Onları eğlenceli, mutlu görmek çok tuhaf geliyor ben ve benim gibilere. Ama onlar Polliana’yı tanımasalar da bilmeseler de pollianacılığı oynuyorlar belki de hayatlarının en güzel evrelerinde.

37 kere görünlülendi