İlteriş Bülent AYDIN

“Püriten Ahlak, Protestan Batı ve Direnen İslam”

Allah her millete bir maharet vermiştir. Dünya tarihine baktığımızda Türklerin askeri alanda sivrildiğini, Almanların ve Japonların mühendisliğini, yurtsuz Yahudilerin de iktisadi alanda yetenekli olduklarını görürüz. Yahudilerin bu yeteneklerini günümüzde zirveye taşımalarındaki etkenlerin başında “püriten ahlak” gelir. Püriten ahlakın inşası para üzerine temellenmiştir. Kazanılan para yeniden sermaye olarak kullanılır. Asla tüketim yoktur; sürekli üretim vardır. Üretime yatırım vardır. Üretimi Yahudiler yapar; tüketimi de çemberlerine aldıkları bütün kitlelere yaptırırlar. En bariz örneğini Hürriyet gazetesinin şu haberinde görebiliriz:

İsrail’in Bnei Brak şehrinde bir haham, iPhone’un günah olduğunu belirterek bir “iPhone parçalama töreni” gerçekleştirdi. Haham, “Bu kirli cihaza sahip olan dindar kişi nefret edilesi, iğrenç bir adidir” dedi.

Rockefeller ve Rothschild gibi Yahudi aileler Hristiyanlar üzerinden dünyayı yönetirken sadece ticareti kullanmazlar. Kurdukları localar ile eğitim ve sanatta da zirveyi ellerinde bulundururlar. 

Yahudiler püriten ahlakı önce Hıristiyanlar üzerinde denedi. Çok da başarılı oldular. Karanlık ortaçağı yaşayan Avrupa’nın kuzey kesimi ve ABD “püriten ahlak” üzerine yeni bir mezhep oluşturdu: “Protestan ahlakı”. Bu ahlak ile birlikte üretim başladı. Sermaye güçlendi ve çoğaldı. Yığılan sermayeyi tüketecek yeni pazarlar bulundu. Bu süreçte Hıristiyanlar insani değerlerini de kaybetti. Kapitalist sistem ağının merkezi oldu. “Max Weber: sınırsız kazanma açlığı ile kapitalizmin aynı şey olmadığını ve bu kazanç isteğinin tarihin bütün safhalarında olduğunu ifade etmiştir”. Bu çıkarım İslam dünyası için geçerli değildir; çünkü İslam’da insan anlayışı her şeyin üzerindedir. Sadece “zekâtı” ele almamız bu bağlamda yeterli olacaktır. 

Hıristiyan dünyasını ele geçiren Yahudilerin önündeki en büyük engel direnen İslamiyet olmuştur ve günümüzdeki büyük gürültülerin: “Yangın yerine dönen Ortadoğu” sebebi de budur. Bu bağlamda İslam ülkelerinden bağımsızlığını ve egemenliğini zoraki korumaya çalışan tek ülke Türkiye’nin düşmesi Yahudilerin en büyük emelidir. Çünkü Türkiye, toparlanma ve dirilme idealinde bütün Müslüman ülkelerin umut ışığıdır. Türkiye’yi eski savaş yöntemleri ile yenemeyeceklerini bildikleri için yeni sistemler geliştirdiler: Modern bir biçimde içten yıkmak. Aslında içten yıkmak da insanlığın tarihi kadar eskidir.

İslamiyet’i de Hıristiyanlık gibi bozmanın yolu yeni bir mezhep ortaya çıkarmaktan geçiyordu. Kırk yıldır bu plan üzerinde çalışan Yahudiler ve Hıristiyanlar FETÖ terör örgütü üzerinden bu emellerini hayata geçirmeye çalıştılar.  FETÖ terör örgütünün kapsamını artık herkes biliyor. Anlatmaya lüzum yok. 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geldiğimiz süreçte her şey kör topal ilerledi. Darbe amacına ulaşsa idi sonraki süreçte Yahudilerin “püriten ahlakı” İslamiyet üzerinde “Ilıman İslam” ve “Dinler Arası Diyalog” temeli üzerinden kurulup sapkın bir kapitalist İslam mezhebi ortaya koyulacaktı. FETÖ terör örgütünün başı bu mezhebin koruyucusu ve Yahudilerin uydusu olacaktı. Ama olmadı. Allah nurunu tamamlayacaktır. Allah’ın izni ve Türk Milletinin cesareti ile bu darbe atlatıldı.

Batı dünyası yılmayacaktır. Yine Türkiye’nin üzerine gelecektir, başka çareleri yok; çünkü büyüyen, gelişen ve değişen bir Türkiye var. Bu Türkiye İslam dünyası için umut ışığı ve dünya barışının yeniden tayini için bir sigortadır. Hıristiyan ve Yahudiler için ise sivrilen ve gün geçtikçe önü alınamayan yağlı bir kazık, yükselme dönemindeki Osmanlı veya altın çağını yaşayan ortaçağ İslam dünyasının geri dönüşü olacaktır. Hoşgörü ile kalın. 28.07.2016

 

E-Posta : ilterisbulentaydin@gmail.com

Site: www.İlterisbulentaydin.com

 İnstagram: @ilterisbulentaydin

Twitter: @alpmukan

 

103 kere görünlülendi